Milletvekilliği adaylığı sürecinde CHP Bolu İl Teskilatı'ndaki tepkilere rağmen tepeden inme ve dayatmacı bir yöntemle adaylığı dayatılan CHP Bolu Milletvekili Türker Ateş, Bolu Merkez İlçe Kongresi'nde partililerin kendisine yönelik eleştirilerine cevap verirken, artık isminin tartışılmamasını istemiş ve "Ben Bizim İsmail'den daha çok milletvekiliyim." şeklinde bir ifade kullanmış.

Üniversite bitirmiş, işinsanı olmuş, Ticaret ve Sanayi Odası Başkanlığı yapmış üstüne bir de milletvekili seçilmiş birinin, böyle ne anlama geldiği belirsiz, hani küçük çocukların kavgada birbirlerine söyledikleri "Benim babam senin babanı döver, ben senden daha hızlı koşarım" tarzı sözler kullanması, milletvekili seviyemizin nerelere düştüğünü göstermesi açısından son derece düşündürücüdür. Öncelikle sormak gerekir: "Daha çok milletvekili" olmak ne demektir? Milletvekilinin azı, yarım porsiyonu ve tam porsiyonu mu var? Bu az ve çok neye göre belirleniyor?

Eğer oy oranına göre belirleniyor ise, Bizim İsmail, Türker Ateş'ten daha fazla oy aldı. Boy ve kiloya göre belirleniyor ise, Türker Ateş kiloda fazla olmasına rağmen boyda kaybediyor. Maşaallah Bizim İsmail Basketbol Milli Takımına bile girer. Sermayeye göre yani maddi zenginliğe göre belirleniyor ise deneyimlerimiz gösteriyor ki sermaye sınıfı burjuva demokrasisinin bir gereği olarak siyasal sistem içerisinde parlamentoyu her zaman işgal edebilmiş ama hiç bir zaman milletin gerçek vekili olamamıştır. O halde Türker Ateş'in derdi ne?

Türker Ateş'in asıl derdi, temsil ettiği sınıfsal ve ideolojik değerlerle milletvekili seçildiği partinin sınıfsal ve ideolojik değerleri arasındaki doku uyuşmazlığıdır. Hayatının önemli bir kısmını sermaye birikimine ayırmış, yani şu anda kendisini eleştiren CHP'liler teşkilat yapısı içerisinde siyasi mücadele verirken Türker Ateş milli gelirden kendisine düşen payı arttırmak için mücadele etmiştir. Adaylığı bile bir başka sermaye baronunun Kemal Kılıçdadoğlu'na telkini ile ve CHP Bolu İl Teşkilatına dayatılarak gerçekleşmiştir.

Bu şartlar altında Türker Ateş, kendisini hala kabullenemeyen CHP'lilere kendisini kabullenmeleri için çabalamaktadır. Bunun için de Bizim İsmail'den daha çok milletvekili olduğunu söylemektedir. Fakat Türker Ateş bu sözü söylerken aslında Bizim İsmail sıfatını hak etmiş İsmail Akgül'ün milletvekilliği çıtasında zirve olduğunu, hakiki bir milletvekili olduğunu kabullenmiştir. Halbuki Bizim İsmail'den önce daha fazla oy almış ve milletvekili seçilmiş Yüksel Coşkunyürek var. Neden O'ndan daha çok milletvekili olduğunu söylemiyor?

Demek ki neymiş Bizim İsmail her ikisinden de farklıymış. Öncelikle bizim İsmail hak ettiği yere bir halk çocuğu olarak ve mütavazi bir hayat sürerek, kendi parti teşkilatları içerisinde gereken siyasi mücadeleyi vererek gelmiştir. Parasının çok olduğu ve sermaye baronlarının tavsiyesi üzerine ya da herhangi bir cemaatin üyesi olduğu için gelmemiştir. Bizim sıfatını kazanabilmek için bir bedel ödemiş ve bundan dolayı milletin vekili olabilmiştir.

Türker Ateş'in unutmaması gereken şey, bugün hangi partiden seçilirse seçilsin, ister sevelim ister sevmeyelim, halkın oylarını alarak seçilen herkes bizim milletvekilimizdir. Bunun azı ya da çoğu yoktur. Milletin verdiği vekaleti iyi kullanabilenler ya da kullanmayanlar vardır. İyi kullanabilirse millet yeniden vekalet verir. Kullanamaz ise kendisinden önce vekil olan ama tekrar seçilemeyenlerin kaçınılmaz akibetine uğrar.

Mutlu Bilge

05.09.2023 / BOLU

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1