Bu topraklarda aydın ya da sanatçı olarak kabul görmenin milletin kutsallarına küfretmekten, hakaret etmekten geçtiği yanılgısının hala devam ettiğini, Gülşen isimli sözde sanatçının İmam Hatip okulu mezunlarıyla ilgili sözlerinde görmüş olduk. Gülşen’in sözleri, inançlı kesimlere ve onlar üzerinden İslama karşı içten içe duyulan öfke ve nefretin ani bir boşalması, bir dışa vurumudur.

Sözde sanat adına bütün vücudunu teşhir eden, müzikten çok seksi ön plana çıkararak sanatına değer katmaya çabalayan bir “sanatçı”nın kendi yaptığını sapıklık olarak görmeyip sırf din eğitimi verdiği için İmam Hatip okulları mezunlarını sapık olarak nitelendirmesi, aslında kendi sapıklığının vardığı zirve noktasıdır.

Gülşen’in sözleri kadar daha vahim olan bir başka şey de, aslında içten içe Gülşen’i destekleyen ancak kamuoyu tepkisinden çekinerek, “Gülşen’in sözleri kabul edilemez ama tutuklanmamalıydı.” diyen ve sanki ortada bir hukuksuzluk varmış gibi dikkatleri hukuk tartışmasına çekmeye çabalayan bir kesimin bulunmasıdır. 

Yine Gülşen olayından siyasi rant elde etmek için kendisini inkar eden bir muhalefetin bulunması da bir başka faciadır. Gelecek Partisi Sözcüsü Serkan Özcan bu facianın baş aktörüdür. Haber Türk TV’de katıldığı bir tartışma programında sarf ettiği sözlerle adeta Gülşen’i aklamaya, bütün suçu hükümete ve İmam Hatip Okullarına yüklemeye çabalıyor. Muhafazakar kesimi iyi tanıdığını iddia eden ve sözde sağ siyasi yelpazede yer alan bir parti adına konuşan Serkan Özcan, İmam Hatip Okullarının siyasallaştığını ve bundan dolayı hedef haline gelmesinin normal olduğunu söylüyor. Türkiye’deki hiçbir okulun İmam Hatip Okulları kadar siyasallaşmadığını iddia ediyor. Yani “Gülşen haklı, İmam Hatip Okulları siyasallaştığı için hedef alması normal.” demek istiyor.

Allah kimseyi siyaset uğruna bu kadar kör, gerçeği saptıran ve bile bile yanlışı savunan iki yüzlü siyasetçi konumuna düşürmesin. İmam Hatip Okullarını siyasallaşmakla suçlayan bu şahsiyet, Türkiye’de siyasi ideolojilerin sembolü haline gelmiş bazı üniversiteleri ve milli değerlere yabancı, kalıplaşmış bir nesil yetiştirme ülküsündeki bazı özel okulları görmezden geliyor. Bu zavallı siyasetçi daha ileri giderek 28 Şubat sürecinde ODTÜ’de başörtülü öğrencilere yapılan zulme sol görüşlü öğrencilerin karşı çıktığı yönünde bir efsane uyduruyor. Aklı sıra sola göz kırpıyor.

Gülşen hadisesi ve Serkan Özcan’ın sözlerini göz önünde bulundurduğumuzda, bu kadar münafığa rağmen bugünkü demokratik kazanımlara ulaşabilmemiz gerçekten bir mucize. Görünüşte herkes demokrasi istiyor, herkes inançlara ve yaşam tarzlarına saygıyı destekliyor ama öyle bir an geliyor ki, Freud’un Psikanalizm teorisindeki gibi en küçük bir fırsatta bilinç altına atılan gerçek duygu ve düşünceler dil sürçmesi şeklinde dışarı çıkıveriyor. Gülşen İmam Hatip mezunlarına “sapık” derken Serkan Özcan da onum avulatlığına soyunuyor.

Hak ve batıl çatışması, bu gibi olaylarla belki kıyamete kadar devam edecektir. Fakat müsterih olalım, hak daima batıla üstün gelecektir. 

Mutlu Bilge

27.08.2022 / BOLU

Yorumlar
Adınız
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

banner1