11 Ekim 2026, Pazar
05:19
Logo
Sponsorlu İçerik

SOFRAYI DEVİRME ZAMANI

MUTLU BİLGE
MUTLU BİLGE
11.10.2026 02:20 | 14 OKUNMA

Dikkat ettim, Bülent Arınç ne zaman çıkıp konuşsa, çok geçmeden Eski Bolu Belediye Başkanı Alaaddin Yılmaz da bir şeyler konuşuyor, bir şeyler anlatmaya, mesaj vermeye çalışıyor.

Bu defa konuştukları aslında yenilir yutulur cinsinden değil. Ama bu konuştuklarına anında cevap vermesi gereken AK Parti Bolu İl Başkanı ve diğer muhatapları kafalarını kuma gömüp duymazdan gelmeye çabaladıkları için Alaaddin Yılmaz da her defasında vites yükselterek konuşmaya devam ediyor.

Konuşmasının bir yerinde Bolu Basınına da sataştığı için ve yine Bolu Basınından da herhangi bir cevap verilmediği için hakikat mücadelesinde tarihe not düşmek adına cevap vermek bana düşüyor. Zira Yakup Kadri Karaosmanoğlu’nun da dedi gibi ağız gerçekleri söylemek, kalem de gerçekleri yazmak içindir.

Alaaddin Yılmaz, Tanju Özcan’a Bolu Belediye Başkanlığını Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın kazandırdığını söylüyor ve “O kadar anket yapan Cumhurbaşkanı aday yaptığı şahsın kazanamayacağını bilmiyor muydu?” diye ekliyor. Alaaddin Yılmaz ayrıca Fatih Metin ve Muhammed Emin Demirkol’u kastederek, kazanamadıkları halde bir bakan yardımcısı yapıldı diğeri başka bir göreve getirildi diyor.

Anlaşılan Alaaddin Yılmaz üç dönem Bolu Belediye Başkanı olarak görev yapmasına rağmen, dördüncü defa aday gösterilmemesine çok içerlemiş. Bu içerleme durumunu yadırgamıyoruz, Türk Siyasetinin genel karakteristiği bu. Koltuğa oturan hiç kalkmadan musalla taşına kadar gitmeye heves ediyor. Kendisinden sonra tufan olduğuna inanıyor ve seçmenleri de bu tufanla korkutuyor.     

Alaaddin Yılmaz her ne kadar suçu Cumhurbaşkanına atsa da Tanju Özcan’ın kazanmasına zemin hazırlayan şartları kendisinin oluşturduğunu saklayamaz. Kendi partisinin teşkilat mensuplarının bile görüşmekte zorlandığı bir kibir abidesi olarak hafızalara kazındığı, biz yapalım da mahkeme arkasından gelsin düzeltsin mantığıyla canından bezdirdiği vatandaşlar unuttu mu?

Bir kötünün kırk yere zararı olurmuş misali, zararı kendisinden sonra gelen adaylara da tuttu. Alaaddin Yılmaz’a kızan AK Parti’den soğudu. Parti içinde oluşan hiziplerin de katkısıyla Tanju Özcan seçimleri kazandı.

Alaaddin Yılmaz tıpkı Bülent Arınç gibi yüksek bir özgüvenle konuşmaya devam ediyor ve kendisinin FETÖ ile en çok mücadele eden başkan olduğunu, FETÖ ile Recep Tayyip Erdoğan’dan bile çok mücadele ettiğini söylüyor. Zannedersiniz ki, FETÖCÜ hainler Marmaris’te Erdoğan’ı değil de 200 bin nüfuslu bir ilin Belediye Başkanı olan ve adını ilçelerde bile çok kişinin bilmediği Alaaddin Yılmaz’ı öldürmeye teşebbüs ettiler. Zannedesiniz ki 17 ve 25 Aralık teşebbüsleri Erdoğan’a değil de kaldırım bozup tekrar kaldırım yapan Alaaddin Yılmaz’a yapıldı. Sanki Alaaddin Yılmaz yok edilse Türkiye düşerdi. Adaylığı Erdoğan’ın lütfuna kalmış Alaaddin Yılmaz, kendisini Erdoğan’dan da üste taşıyarak kendisinin Erdoğan’dan bile çok FETÖ ile mücadele ettiğini söylüyor. Tıpkı Bülent Arınç ve Abdullah Gül ikilisinin geçtiğimiz günlerde AK Parti’nin kuruluş yıldönümü nedeniyle yaptıkları konuşmalarda kerameti kendilerinde görmeleri gibi.

Abdullah Gül, Bülent Arınç ve Alaaddin Yılmaz ne yiyorlar ve ne içiyorlar da kafaları bu kadar güzel olabiliyor, kendilerini dev aynasında görebiliyorlar ve bu kadar rahat sallayabiliyorlar. Biz de deneyelim, belki mazotun 100 TL  civarında dolaştığı şu günlerde iyi gelebilir.

Alaaddin Yılmaz Bolu Basınının muhalefet etmediğini söylüyor. Bolu’da basının muhalefet etmeme hastalığına AK Parti, hatta kendisinin Başkanlığı dönemindeki uygulamalar öncülük etti. Muhalefet edenlere de o dönem neler yaptığınız da unutulmadı. Sırf sizi eleştirdikleri için Bolu Havadis ve Bolu Gündem Gazetelerini mühürletmiştiniz. Belediyelerin basını destekleme ve kontrol altında tutma politikaları neticesinde, Bolu’da AK Parti’ye muhalefet edebilen bir iki istisna dışında medya kuruluşu kalmadı. Şimdilerde medyanın muhalefet etmemesinden yakınması tam bir tezattır.

Peter F. Drucker Yeni Gerçekler adlı kitabında silahların artık amaca ters düşer hale geldiğinden bahsederken, siyasi amaçlara ulaşmak için ülkelere ya da devlet dışı aktörlere verilen silah yardımlarının bir süre sonra o silahları veren ülkelere döndüğünü belirtir. İşte Alaaddin Yılmaz döneminde oluşturulan bu destek ve imkanlar bir süre sonra kendisine silah olarak dönmüş olmalı ki medyanın muhalefet etmemesinden şikayet ediyor.       

Peki Alaaddin Yılmaz neden son zamanlarda böyle cesur çıkışlar yapabiliyor ve neden gerçekleri saptırabiliyor? Bana göre iki ihtimal öne çıkıyor. Birincisi, Tanju Özcan gibi güçlü bir siyasi aktörün şu an için siyaset sahnesinden silindiğini düşünerek Cumhurbaşkanına “Bak ben buradayım, hata yapma seçim kaybetme yeniden beni aday göster.’ mesajı veriyor. İkinci ihtimal ise “Hem kendisinin siyasi geleceğinden hem de AK Parti’den ümidini kesmiş, intikam alırcasına içinde sakladıklarını gün yüzüne çıkarıyor.

Bülent Arınç, Abdullah Gül, Alaaddin Yılmaz ve benzeri bazı kişilerin AK Parti içindeki durumlarını açıklamak için sanırım şu söz yeterli olur; “Aynı sofradan yemek yedik, karnı doyan düşman oldu” Bunların hepsinin de karnı doydu şimdi sofrayı devirme zamanı.

MUTLU BİLGE

11.10.2026 / İSTANBUL
SIRADAKİ MAKALE

SON KARARI SEÇMEN VERİR

HEMEN OKU

YAZARIN DİĞER YAZILARI