Türkiye
Eric J. Hobsbawm’ın kitabına da isim olan Tuhaf Zamanlar’dan birini yaşıyor. Nasıl
geçmişte Tek Parti döneminin açık oy gizli tasnif uygulamasını bugünden geriye
baktığımızda tuhaf olarak nitelendiriyorsak, gelecekte bir gün siyasi
tarihimizin bugünleri hakkında değerlendirme yapanlar da bugünlerimizi tuhaf
olarak nitelendireceklerdir.
Bir
yandan devam eden yolsuzluk ve rüşvet operasyonları diğer yandan ise operasyona
maruz kalan siyasi partiler içerisindeki belediye başkanları ve belediye meclis
üyelerinin iktidar partisine geçtiklerine tanık oluyoruz. Elbette yolsuzluk ve
rüşvet iddialarıyla ilgili son kararı Türk adaleti verecektir. Ancak parti değiştirmeler
ya da başka bir ifade ile rakip partilerden belediye başkanı ve belediye meclis
üyesi transferleriyle ilgili son kararı da yapılacak ilk seçimde Türk seçmeni
verecektir.
Konuya
gündemin en sıcak konusu olarak İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Cemil Tugay’ın
AK Parti’ye geçişi özelinden açıklık getirecek olursak, AK Parti’nin bu geçiş
ile gerçekte İzmir’i mi kazandığı yoksa sadece Cemil Tugay’ı mı kazandığı yapılacak
ilk yerel seçimde belli olacak. Eğer AK Parti ilk yerel seçimde İzmir Büyükşehir
Belediyesini kazanırsa, İzmir seçmeni bu geçişi tasvip etmiş, Cemil Tugay kendisine
oy verenlerin iradesini de AK Parti’ye taşımış demektir. Ancak tersi olursa
yani AK Parti alışılageldiği şekilde İzmir Büyükşehir Belediyesini yine elde
edemezse bu geçiş sadece bir fiyasko olacaktır.
Seçimle
kazanılamayan bir belediyenin başkan transferi ile ele geçirilmesi özellikle içinde
bulunulan konjonktürde kamu efkarında derin şüphelere yol açacaktır. Cemil
Tugay’ın AK Parti’ye geçişi arifesinde İzmir’deki çöpleri gösteren video
siyasal iletişim açısından kötü bir kurgudur. Belediye başkanı aynı kişi
olduğuna göre akıllara iki ihtimal geliyor. Birinci ihtimal, bu çöplerden sorumlu
olan Başkan AK Partiye geçince çöp sorunu sona edecekse demek ki iktidar
muhalefete yeteri kadar destek vermiyor, iş yapamasın oy kaybetsin diye
bekliyor. İkinci ihtimal ise aynı başkanı transfer ediyorsan mesele başkanın becerikli
ya da beceriksiz olması değil, bu transferle kitlelere verilecek mesajın
etkisidir. Siz oy verseniz de vermeseniz de biz yine alırız.
Thomas
Mann “Değişen Kafalar” adlı kitabında İnsanın her zaman sahip olamadığı
parçanın peşinde olduğunu ancak eksik parçalar bir araya getirildiğinde bile
ortaya çıkan yeni gerçekliğin, insanın hayal ettiği tatmini sağlayamadığını, aksine
yeni bir trajedi ve uyumsuzluk yaratacağını anlatır. AK Parti de şu ana kadar
sahip olamadığı İzmir’in peşinde oldu. Ancak Cemil Tugay’ın geçişi ya da transferi
bir trajedi ya da uyumsuzluk mu yaratacak yoksa AK Parti’nin hayal ettiği
tatmini yani İzmir’in gerçekten kazanılmasını mı sağlayacak bekleyip göreceğiz.
Mutlu
Bilge
08.10.2026 / İSTANBUL
