Türk Siyasi Hayatında şimdiye kadar görülmemiş tuhaf şeyler oluyor. Bir yandan CHP'li belediyelere yolsuzluk operasyonları yapılırken diğer yandan CHP'li Belediye Başkanları AK Parti'ye transfer ediliyor.
Yolsuzluk iddialarının neticesini elbette yargının vereceği kararlarda göreceğiz. Ancak üst üste yapılan operasyonların ardından anlı şanlı, isim yapmış başkanlar içeri alınırken ve ister istemez neredeyse tüm CHP'li belediyelerde yolsuzluk varmış algısı oluşurken, CHP'li Belediye Başkanlarını transfer etmek paradoks oluşturuyor. AK Parti'ye sığınanlar bela ve musibetlerden emin, sığınmayanlar ise kıyamet gününü beklesinler gibi bir durum ortaya çıkıyor.
Bu kanaate varmamıza AK Partili Belediyelere yolsuzlukla ilgili bir operasyon haberi duymamamız sebep oluyor. Zannedersiniz ki AK Partili Belediyeleri evliyalar, ulemalar yönetiyor. Biraz geriye gidelim; İstanbul'da Kadir Topbaş ve Ankara'da Melih Gökçek'in antidemokratik bir biçimde istifa ettirilmelerinin ardından herhangi bir açıklama yapılmaması ve varsa bir suçlarının yargı önüne çıkarılmamaları kamu vicdanını yaralamaya devam ediyor.
Aydın Büyükşehir Belediye Başkanı Özlem Çerçioğlu CHP'nin sembol isimlerinden biriydi. Yüzde 60 bir oyla Belediye Başkanı seçildi. Bu şu demek; Aydın halkı ağırlıklı olarak CHP'li Başkanı tercih etti. Bunun sebebi ideolojik de olabilir, adaya duyulan güven de olabilir. Ancak sebep ne olursa olsun kazanan CHP adayı olmuştur. Peki ne oldu da Özlem Çerçioğlu, kendisini destekleyen yüzde 60'a sırtını döndü ve Aydın'da seçimi kazanamayan iktidar partisine geçme gereği duydu? Çerçioğlu illaki seçim kampanyasında iktidarı eleştirmiştir. AK Parti birden bire Çerçioğlu'nun çizgisine mi geldi yoksa Çerçioğlu AK Parti çizgisine mi çekildi? Şu konjonktürde ikinci ihtimal daha ağır basıyor. Eğer Çerçioğlu AK Parti çizgisine çekildi ise bu çok daha vahim bir durum. Bu etik olmayan transferden AK Parti kazançlı çıkmayacaktır.
Bir ilin Belediye Başkanını transfer etmekle o ili kazanmış olmazsın. Sadece Belediye Başkanının şahsını ele geçirmiş olursun ama ona destek verenleri transfer etmiş olmazsın. Hatta inadına gelecek seçimde başka bir adayla senin elinden Belediyeyi tekrar alırlar. Bir de işin AK Partili seçmen boyutu var. AK Partili seçmenlerden de bu tuhaf transfere karşı çıkanlar olabilir. Çünkü Çerçioğlu, AK Parti'ye zorunlu bir yama gibi duruyor. Herkes bilir ki yama orijinal gibi olmaz. Her zaman bütünün en zayıf noktasıdır.
Türkiye'nin geleceği için siyaset kurumunun bozulan ve gayri ahlaki bir hal alan yapısının bir an önce düzeltilmesi gerekir. Bu ülke geçmişte Güneş Motel olayını yaşadı. Kiralık vekil olaylarını yaşadı. Bunları da en çok AK Parti propaganda olarak kullandı. Şimdi kendisinin bu etik olmayan transferlere imza atması ülkeyi hep eleştirdiği eski günlere ya da "Eski Türkiye'' geri götürmek olur.
Mutlu Bilge
14.08.2025 / BOLU