25 Ekim 2026, Pazar
11:44
Logo
Sponsorlu İçerik

Gelenek mi, modern düzene ayak uydurmak mı?

SEFA BİLGE
SEFA BİLGE
25.10.2026 00:31 | 181 OKUNMA

Fenerbahçe bugün bu sorunun cevabıyla karşı karşıya.

1908’de Papazın Çayırı, 1929’da Fenerbahçe Stadı, 1982’de yenilenen stat ve 1998’de Aziz Yıldırım döneminde yeniden büyütülerek Şükrü Saracoğlu adını alan mabedimiz… İsimler, tribünler ve kapasite değişti ama bütün bu tarih aynı arazi üzerinde yazıldı. Kadıköy, hem geleneğin hem de modernleşmenin simgesi oldu.

Ancak Aziz Yıldırım’ın bugün Yüksek Divan Kurulu’nda yaptığı açıklamalar, Fenerbahçe camiasını ikiye bölebilecek bir soruyu yeniden gündeme taşıdı. Önce açıklamaları kısaca özetleyip ardından kendi fikrimi belirtmek istiyorum.

Aziz Yıldırım’ın anlattığına göre devlet, EURO 2032 finalinin Türkiye’de oynanabilmesi amacıyla Maltepe’de yaklaşık 75 bin kişilik bir stat üzerinde çalışıyor. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı ile yapılan görüşmede Fenerbahçe’ye, özetle, “Bu stadı size tahsis edelim, Kadıköy’deki stattan çıkıp buraya geçin” şeklinde bir teklif iletilmiş.

Benim fikrim

Bana göre devlet, Maltepe’de bu stadı yapmaya büyük ölçüde karar vermiş durumda. Fenerbahçe’ye tahsis edilmezse stadın TFF’nin kullanımına kalması ve belki de bugünkü Olimpiyat Stadı gibi seyrek kullanılan bir yapıya dönüşmesi ihtimal dâhilinde. Üstelik milli maçlar ve kupa finalleri için Ankara’da yapılan yeni 19 Mayıs Stadı’nın da tamamlanmasıyla böyle bir tesisin kullanım sıklığı ayrı bir tartışma konusu olacak.

Büyük yatırımlarla yapılan stadyumlar âtıl kaldıklarında, garajda bekleyen araçlar gibi zamanla yıpranır. Bu nedenle stadın düzenli kullanılması gerekir. Buna karşılık, yeterli geliri olmayan bir stadın bakım ve onarım giderleri uzun vadede ciddi bir mali yük oluşturabilir. Devlet, stadı Fenerbahçe’ye tahsis ederek bu yükü azaltmayı amaçlıyor olabilir.

Madrid’de Atletico Madrid’in Metropolitano Stadı’nı kullanması ve Londra’daki Olimpiyat Stadı’nın West Ham’a tahsis edilmesi, bu tür çözümlere örnek gösterilebilir. Her iki kulübün de tarihsel bağ kurduğu statları vardı; buna rağmen yeni tesisler üzerinden farklı ekonomik ve sportif imkânlar oluşturuldu.

Eğer Aziz Yıldırım’ın söylediklerini doğru anladıysam —ki birçok kişinin benim gibi anlamadığını düşünüyorum— bu pazarlıkta Fenerbahçe’nin eli zannedilenden çok daha güçlü olabilir. Ancak asıl meseleye gelelim.

Ben stadın taşınmasından yana değilim.

Ben, futbolun modernleşme adına her şeyi değiştirmesine ayak uydurmak istemiyorum. Bana geri kafalı, maddi imkânları hiçe sayan biri diyebilirsiniz. Belki de öyle düşünüyorum. Ama benim için Fenerbahçe demek, biraz da Kadıköy demektir.

Daha fazla gelir istemiyoruz. Kupaları zaten on yıldır göremiyoruz; fazlasında gözümüz yok. Yıldız futbolcular sizin olsun. Kemal Ademi’yi bile o formayla izledi bu gözler. Ama bizim şanımızı, stadımızı ve genlerimizi değiştirmelerine izin veremeyiz.

Çünkü mesele yalnızca bir stadyum değil. Mesele, Fenerbahçe’nin kimliğini oluşturan değerleri koruyabilmek.

Kadıköy’ün eski atmosferi, bir zamanlar tribünleri dolduran gerçek taraftarların sesinden ve tutkusundan besleniyordu. Bugün ise tribünlerin giderek daha yüksek gelir grubuna hitap eden bir yapıya dönüşmesiyle o eski atmosferin zayıfladığını düşünüyorum. Elbette mesele yalnızca bilet fiyatları değil; ancak gerçek taraftarın tribünde daha fazla söz sahibi olabilmesi, o ruhun yeniden canlanması için önemli.

Fenerbahçe’nin yapması gereken, bence yeni bir stada taşınmak yerine mevcut stadını genişletmeye devam etmek, bilet fiyatlarını makul seviyelerde tutmak ve gerçek taraftarı tribünlerin atmosferi belirleyen bölümlerine yeniden kazandırmaktır. Aradığımız şey yalnızca daha büyük bir stat değil, Kadıköy’ün eski ruhudur.

Ben ne yıldız futbolcu istiyorum ne de rekor gelirler. Ben, âşık olduğum renklerin ait olduğu yerde kalmasını, Fenerbahçe’nin kendi genlerine sahip çıkmasını istiyorum. Diğer kulüplerin yaptığı gibi devletle yapılacak bir anlaşma karşılığında büyümeye gitmek zorunda değiliz. Büyümek, her zaman başka bir yere taşınmak demek değildir.

Fenerbahçe yalnızca bir futbol kulübü değildir. Fenerbahçe, bir tarihtir, bir kültürdür, bir aidiyettir.

Kadıköy bu tarihin en önemli parçalarından biridir. Elbette zaman değişecek, statlar yenilenecek, futbol ekonomisi büyüyecek. Fakat bütün bunları yaparken bizi biz yapan değerleri kaybedersek geriye ne kalacak?

Benim cevabım belli: Ben daha fazlasını değil, bize ait olanı istiyorum.

Çünkü Fenerbahçe, Fenerbahçelilerindir. Ve bazı şeylerin değeri, parayla ölçülemeyecek kadar büyüktür.

Sefa Bilge

24.10.2026 / İstanbul

SIRADAKİ MAKALE

SLAVIA PRAG AŞISININ İLACI: ŞİDDETLİ BASKI VE YÜKSEK KONSANTRASYON

HEMEN OKU

YAZARIN DİĞER YAZILARI