Söyleşi
& Özel Haber: Mutlu Bilge / Bolu Bilge Haber
Yazın
kavurucu sıcağında, 40 dereceyi bulan tozlu kabinlerin içerisinde toprağa emek
veren gurbetçiler onlar... Sakarya’dan yola çıkıp Göynük üzerinden Bolu’nun
Dörtdivan ilçesine, Cemaller Köyü’ne ulaşan biçerdöverciler; sadece arpa ve
buğdayı değil, yılların biriktirdiği dostluğu, güveni ve alın terini de
harmanlıyor.

Her
yıl ağustos ayının ilk günleriyle birlikte Dörtdivan ovalarından yükselen motor
sesleri, bölge halkı için harman sezonunun başladığını haber verir. Sakarya’nın
Kaynarca ve Ferizli ilçelerinden haziran ortasında yola çıkan biçerdöverciler,
aylarca sürecek zorlu bir ekmek mücadelesinin rotasını çizer. Bu rotanın en
kritik ve son buğday duraklarından biri ise şüphesiz Bolu Dörtdivan’dır.

“O
Tozu Bir Kez Yuttun mu Vazgeçemezsin”
Cemaller
Köyü’nün adeta “kadrolu biçercisi” haline gelen Hidayet Başaran, 6-7 yıldır hiç
aksatmadan aynı köye geldiğini anlatıyor. Baba mesleğini 15-16 yaşlarından beri
sürdüren Başaran için bu iş teknik bir zorunluluktan öte bir tutku: “Biçerdövercilik
tozu yutmak gibidir; o tozu bir kez ciğerine çektin mi, harman zamanı
geldiğinde için kıpır kıpır eder, duramazsın.”

Hidayet
Usta, Cemaller Köyü Muhtarı Asım Buyruk ile aralarındaki ilişkiyi anlatırken
ticari hesapların çok ötesinde bir güven bağına dikkat çekiyor: “Biz Muhtarımla
ve köy halkıyla fiyat pazarlığı bile yapmayız. Sayın Muhtarım ne derse o olur.
6 senedir buradayım; kendi evim, kendi köyüm gibi girip çıkıyorum. Bu iş sadece
para meselesi değil, ömür boyu sürecek dostluklar kurmaktır.”

Cemaller
Köyü Muhtarı Asım Buyruk da bu karşılıklı güven bağını doğrulayarak, köylünün
ve kendisinin biçerdövercilerle adeta aile gibi olduğunu, tarlada gözlerinin
arkada kalmadığını vurguluyor.

35
Derece Sıcaklıkta Zamanla Yarış
Yaklaşık
17 ila 35 yıldır Sakarya-Bolu hattında mekik dokuyan Mehmet Dağlıoğlu ve ekibi
de Dörtdivan’daki harmanın bir başka emektarları. Sabahın ilk ışıklarıyla
(07:00) başlayan mesai; hava filtrelerinin temizliği, bilya ve kayış bakımları,
gres yağlaması ve motor kontrolleriyle şekilleniyor. Kabinin içinde klima olsa
dahi gün boyu tepeden vuran güneş, yüksek gürültü ve taş-kök gibi anlık
tehlikelere karşı pürdikkat çalışma zorunluluğu mesleğin ne denli yıpratıcı
olduğunu gözler önüne seriyor. En küçük bir dikkatsizliğin büyük arızalara yol
açabileceğini belirten emektarlar, akşam saatlerinde makineyi stop ettikten
sonra da gece bakımlarını aksatmıyor.

Biçerdövercilerin
Sezon Rotası
Haziran
Ortası: Sakarya (Kaynarca, Ferizli) — Arpa biçimi ile sezon
açılışı.
Temmuz:
Göynük ve Bolu merkez ovaları.
Ağustos
Başı: Dörtdivan.
Buğday ve arpa biçiminin son durağı.
Eylül
– Ekim: Sakarya’ya dönüş; Ayçiçeği ve Mısır hasadı ile sezon
kapanışı.
Girdi
Maliyetleri ve TMO Çıkmazı: “Çiftçi de Biz de Mağduruz”
Söyleşi
boyunca dile gelen en yakıcı ortak sorun ise şüphesiz ekonomik şartlar.
Akaryakıt fiyatlarının kısa sürede katlanması, sanayi yedek parça maliyetleri
ve gübre fiyatlarındaki artış hem üreticiyi hem de biçerdöverciyi çıkmaza
sokuyor.

Biçerdöverciler,
akaryakıta ve yedek parçaya gelen zamların ardından biçim ücretlerini
belirlerken vicdani bir muhasebe yaptıklarını ifade ediyor. Çiftçinin buğdayını
düşük fiyatlara zorlukla satabildiği veya Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) sıra
sisteminde günlerce beklemek zorunda kaldığı bir denklemde, zincirleme bir
aksama yaşanıyor. TMO’daki bekleme süreleri uzadıkça biçerdöverler tarlada
kalıyor, rotalar gecikiyor.

“Geçen
yıl 40 lira olan mazot bugün 80 lirayı aşmış durumda. Çiftçinin ürünü para
etmezse, biz de aldığımız hizmetin karşılığını istemekte zorlanıyoruz. En
azından denizcilikteki yatlarda olduğu gibi çiftçiye ve biçercilere de
indirimli, ÖTV’siz mazot imkânı tanınmalı.”
Ekmek
Uğruna Gurbette Biten Sezon
Dörtdivan’daki
buğday harmanı tamamlandıktan sonra biçerdöverler bu kez Sakarya’ya, ayçiçeği
ve mısır biçimine doğru yola çıkacak. Sonbaharın sonuna doğru makineler
garajlara çekilecek ve bir sonraki haziran ayına kadar bakıma alınacak.
Tüm
zorluklara, artan maliyetlere ve aşırı sıcaklara rağmen hem Anadolu çiftçisi
hem de ekmeğinin peşindeki biçerdöverciler üretmekten vazgeçmiyor. Dörtdivan
ovalarında bırakılan tekerlek izleri ve dostluklar, gelecek yılın harman
zamanında yeniden buluşmak üzere bir söz gibi toprağa kazınıyor.
