Gıda güvenliği bir toplumun en temel hakkıyken, “3 harfli” olarak bilinen dev zincir marketlerin reyonları bugünlerde adeta birer gıda mayın tarlasına dönüşmüş durumda. Özellikle tavuk ve kırmızı et ürünlerinde karşılaşılan tablo, basit bir “personel ihmali” ile açıklanamayacak kadar sistematik bir kurnazlığı işaret ediyor.
“Unutulmuyor, Kasıtlı Olarak Bekletiliyor!”
Tüketici şikayetlerine göre, bu marketler son kullanma tarihi geçmiş ürünleri reyonlardan toplamak yerine, bilinçli bir stratejiyle en ön saflarda tutmaya devam ediyor. Bu durum, bir dikkatsizlik değil; “ne koparırsak kârdır” mantığıyla yürütülen, tarihi geçmiş malları dikkatsiz müşterilere adeta “kakalamaya” yönelik kasıtlı bir operasyondur. Reyonun en arkasına gizlenen taze ürünlere karşın, zehir saçan bayat ürünlerin vitrinde tutulması, halk sağlığına karşı açıkça kurulmuş bir ticari tuzaktır.
Denetim Zafiyeti Cesaret Veriyor
Vatandaşın haklı isyanı sadece marketlere değil, sessiz kalan denetim mekanizmalarına da yöneliyor. ALO 174 Gıda Hattı ve belediyelerin zabıta birimlerinin konunun üzerine yeterli hassasiyetle gitmemesi, bu market zincirlerinin pervasızlığını daha da artırıyor. Caydırıcı cezaların yokluğu ve denetimlerin “dostlar alışverişte görsün” mantığıyla yapılması, bu bayat çarkının dişlilerini her geçen gün daha da yağlıyor.
Tüketiciye “Uyanık Ol” Çağrısı
Kurumsal denetimin iflas ettiği noktada, vatandaş kendi sağlığının bekçisi olmak zorunda bırakılıyor:
Reyon Oyununa Gelmeyin: Marketlerin “en öndeki ürünü satma” kurnazlığına karşı mutlaka en arkadaki ürünlerin tarihlerini kontrol edin.
SKT Avcısı Olun: Sadece güncel tarihe değil, paketin üzerinde oynama yapılıp yapılmadığına, etiketin üzerine yeni etiket yapıştırılıp yapıştırılmadığına dikkat edin.
Hukuki Takibi Bırakmayın: Gördüğünüz her usulsüzlüğü fotoğraflayın. Şikayetlerinizin sonuçsuz kalmasına izin vermeyerek resmi makamları görevini yapmaya zorlayın.
Sonuç olarak
Zincir marketlerin zarar etmemek uğruna vatandaşı zehirleme cüreti, modern eşkıyalıktan başka bir şey değildir. Yetkililer bu “kasıtlı” zehir trafiğine dur demediği sürece, her akşam sofralara konan bir parça et, potansiyel bir facia davetiyesi olmaya devam edecektir.
