Bolu’nun
en büyük, sanayi ve nüfus bakımından günden güne büyüyen ilçesi Gerede,
bugünlerde spor kamuoyunun zihnini kurcalayan buruk bir soruyla karşı karşıya.
Kentin köklü çınarı Geredespor’un bu sezon ligde yer almaması, sadece
yeşil-kırmızılı renklere gönül veren taraftarı değil, Bolu futbolunu yakından
takip eden herkesi derin bir hayal kırıklığına uğrattı. Bir ilçenin kalkınma
vizyonu sadece sanayi bacalarının tütmesiyle ya da ekonomik verilerle
ölçülebilir mi? Gerede örneği, sosyal ve sportif gelişimin bu tablodan
çekildiğinde oluşan boşluğu net bir şekilde gözler önüne seriyor.
Ekonomik
Büyüme Tek Başına Yeterli mi?
Gerede,
son yıllarda organize sanayi hammleleri, ticaret hacmi ve altyapı
yatırımlarıyla Bolu’nun lokomotif ilçelerinden biri haline geldi. Ancak kentsel
gelişim, yalnızca betona ve sermayeye dayalı bir ilerleme olarak kurgulanamaz.
Gerçek bir toplumsal kalkınma; ekonomik büyümenin yanında sosyal, kültürel ve
sportif faaliyetlerin de eş zamanlı olarak yükselmesiyle mümkündür.
Sportif
alanda yaşanan bu ani duraklama, kentin dinamizmine ve sosyal hayatına büyük
bir darbe indirir. Hafta sonlarını takımlarının peşinde geçiren gençlerin,
esnafın ve kent halkının elinden bu ortak heyecanın alınması, kalkınmanın “sosyal
boyutunun” eksik kaldığını kanıtlar nitelikte.
Tutkulu
Bir Taraftar ve Sahipsiz Kalan Tesisler
Geredespor,
sıradan bir ilçe takımı olmanın ötesinde, geçmişten gelen köklü bir futbol
kültürüne sahip. Yeşil-kırmızılıların arkasında her şartta duran, iç sahada ve
deplasmanda takımı yalnız bırakmayan coşkulu bir taraftar grubu var. Üstelik bu
tutku, maç yapmaya son derece elverişli, modern bir saha ve altyapı
imkânlarıyla destekleniyor.
Tesisin
olduğu, tutkulu ve sadık bir taraftar kitlesinin hazır beklediği bir ortamda,
bir kulübün lige katılmaması kabul edilebilir bir durum değildir. Bu
potansiyeli atıl durumda bırakmak, Gerede halkını ve gençliğini futbolun
birleştirici gücünden yoksun bırakmak demektir.
Yetkililere
ve Kent Dinamiklerine Çağrı
Geredespor’un
neden ligde yer almadığına dair belirsizlikler sürerken, ortadaki tek kesin
gerçek bu kentin futbolsuz kalmayı hak etmediğidir. Kulübün yönetimsel,
finansal ya da organizasyonel sıkıntıları ne olursa olsun; kentin mülki
amirleri, yerel yöneticileri, iş insanları ve sivil toplum kuruluşları ortak
bir paydada buluşmak zorundadır.
Geredespor
sadece 11 futbolcunun sahaya çıkıp top koşturduğu bir kulüp değil; kentin
kimliği, gençlerin enerjisini aktarabileceği en sağlıklı alan ve Gerede’nin
dışarıya açılan vitrinidir. Bu köklü kulübü yeniden ait olduğu sahalara
döndürmek, bu kentin geleceğine yatırım yapan herkesin boynunun borcudur.
Gerede, yeşil sahalardaki sessizliğini bir an önce bozmalı ve o eski coşkulu
günlerine geri dönmelidir
