Özgür Özel liderliğinde Yeni Partinin kurulmadının ardından siyaset kulislerinde hareketlilik sürerken, Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) içindeki ayrılıklar da dikkat çekiyor. Peş peşe gelen istifa haberlerinin ardından, Eski CHP Bolu İl Başkanı Ersan Türkoğlu, sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımla hem sürecə dair değerlendirmelerde bulundu hem de CHP’de kalma kararını vurgulayan duygusal bir şiir kaleme aldı.
Siyasi yaşamı boyunca kendisi hakkında çıkarılan yakıştırmalara net bir dille yanıt veren Türkoğlu, hayatı boyunca yalnızca bir liderin izinden yürüdüğünü belirtti.
“Yalnızca Bir Kişinin İzinden Yürümeyi Seçtim”
Açıklamasında geçmişte kendisine yönelik yapılan yakıştırmalara değinen Ersan Türkoğlu, şu ifadeleri kullandı: “Siyasi hayatım boyunca beni birçok kişinin adamı yaptılar. Kimi zaman ‘onun adamı’, kimi zaman ‘bunun adamı’ dediler. Oysa ben, okuyarak, araştırarak, sorgulayarak ve tanıyarak yalnızca bir kişinin izinden yürümeyi seçtim: Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün.”
“Ne Kırgınım, Ne Kızgınım”
Yaşanan istifa süreçlerinde partiden ayrılan isimlere karşı herhangi bir kırgınlık ya da kızgınlık duymadığını belirten Türkoğlu, herkesin kendi vicdanının ve inandığı yolun peşinden gittiğini vurguladı: “Yaşanan süreçte giden arkadaşlarıma ne kırgınım ne de kızgınım. Herkes vicdanının ve inandığı yolun peşinden yürür. Kalan da bizimdir, giden de bizim…”
“Çünkü Bazen Kalmak, En Büyük Yürüyüştür”
Duygularını kaleme aldığı şiirle dile getiren Ersan Türkoğlu, sadakatin kalabalıkların ve alkışların çoğaldığı günlerde değil, sessizliğin ağırlaştığı zamanlarda sınandığına dikkat çekti. Şiirinde Atatürk’ün “iki büyük eserimden biri” dediği Cumhuriyet emanetine sahip çıkacağının altını çizen Türkoğlu, şu dizelere yer verdi:
Ben,
Bir çınarın gölgesinde öğrendim
Adını memleketin.
Bir çift mavi gözün
Karanlığa bıraktığı ışıkta
Tuttum yönümü.
Rüzgâr döner,
Mevsimler değişir,
İnsan değişir.
Ama kök,
Toprağı unutmaz.
Bugün bavulunu toplayanlar var.
Yarın başka bir kapıya varanlar olacak.
Kiminin yolu ayrılır,
Kiminin umudu başka bir kapıya varır.
Belki öyle gerektiğine inandılar.
Belki başka bir çıkış yolu gördüler.
Ne kırgınım…
Ne kızgınım…
Hele düşman hiç değilim.
Çünkü aynı hayalin
Farklı yollarına inanan insanlarız.
Bir partiyi değil yalnızca,
Bir Cumhuriyet emanetini taşırım omzumda.
O emanet,
Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün
“iki büyük eserimden biri” dediği
Ocağın ateşidir.
Ateş söner sananlar,
Külün altındaki koru bilmez.
Ben kalırım.
Çünkü bazen kalmak,
En büyük yürüyüştür.
Çünkü sadakat,
Alkışın çoğaldığı günlerde değil,
Sessizliğin ağırlaştığı zamanlarda sınanır.
Yarın yine güneş doğacak.
Bayrak yine aynı rüzgârda dalgalanacak.
Ve biliriz…
Kökü sağlam olan çınar,
En sert fırtınayı da sabırla karşılar.
