ANALİZ | Bolu Milletvekili İsmail Akgül’ün de meclis gündemine taşıdığı hisseli taşınmazlar sorunu, Anadolu’nun pek çok yerinde olduğu gibi Bolu’da da toplumsal bir yaraya dönüşmüş durumda. Atadan kalan tarla, ev veya arsaların kardeşler ya da akrabalar arasında bölüşülememesi, sadece bir aile içi huzursuzluk değil; aynı zamanda dışarıdan gelen ve halk arasında "çantacı" olarak tabir edilen fırsatçılar için büyük bir kazanç kapısı haline geldi.
İşte ortaklığın giderilmesi (izale-i şuyu) davaları üzerinden yaşanan o büyük mağduriyetin analizi:
İzale-i Şuyu: Çözüm mü, Yoksa Yolun Sonu mu?
Hukuken bir mülk paylaşılamadığında mahkeme yoluyla satışa çıkarılır. Amaç, mülkü paraya çevirip ortaklara payları oranında dağıtmaktır. Ancak bu süreçte uygulanan "açık artırma" sistemi, mülkün aile içinde kalmasını imkansız hale getirebiliyor.
Sorunun Kaynağı: Mevcut sistemde ihaleye girmek için o taşınmazla ya da o şehirle bir bağınız olması gerekmiyor. Bolu’nun bir köyündeki ata toprağının ihalesine, Kars’tan ya da Ardahan’dan, sadece "ihale takibi" yapan kişiler kolaylıkla dahil olabiliyor.
"Çantacı" Operasyonu: Ata Toprağını Geri Satın Almak
Halk arasında "çantacı" olarak bilinen profesyonel ihale takipçileri, ihtiyaçları olmadığı halde bu mülkleri piyasa değerinin altında veya rekabeti artırarak satın alıyorlar. Süreç genellikle şu şekilde işliyor:
İhaleye Müdahale: Hiç tanımadığınız bir yabancı gelip ailenizin tapulu yerine sizden daha yüksek fiyat veriyor.
Geri Satış Baskısı: Mülkü alan bu kişiler, kısa süre sonra eski sahiplerine (aileye) ulaşarak, mülkü aldıkları fiyatın çok üzerinde bir rakama satmayı teklif ediyorlar.
Maddi ve Manevi Yıkım: Parasını denkleştirebilenler, kendi öz topraklarını fahiş bedellerle "elinden geri kurtarırken"; parası olmayanlar ise doğup büyüdükleri köylerine veda etmek zorunda kalıyor.
Tersine Göçün Önündeki "Hukuki" Engel
Şehir hayatından yorulup köyüne dönmek, orada ev yapıp tarım yapmak isteyen binlerce insan, bu ihale tuzakları nedeniyle topraksız kalıyor. Kendi köyünde ev yapacak yeri kalmayan vatandaş, memleketine "yabancı" haline getiriliyor. Bu durum, sadece bireysel bir kayıp değil, köylerin insansızlaşması ve yerel dokunun bozulması anlamına geliyor.
Çözüm Bekleyen Öneriler
Milletvekili Akgül’ün de işaret ettiği bu mağduriyetlerin giderilmesi için kamuoyunda şu çözüm önerileri tartışılıyor:
Öncelik Hakkı: İzale-i şuyu ihalelerinde önceliğin sadece hissedarlara veya birinci derece akrabalara verilmesi.
Bölgesel Kısıtlama: Köy yerleşik alanlarındaki satışlarda o köyde ikamet etme veya o il nüfusuna kayıtlı olma gibi şartların (belirli kriterlerle) aranması.
Vergi ve Denetim: Al-sat amacıyla ihale kovalayan profesyonel yapıların ticari faaliyetlerinin sıkı denetlenmesi.
Sonuç
Adalet, mülkün hakça paylaşılmasını sağlamalıdır; ancak mevcut boşluklar, mülkün "parası olan yabancıya" gitmesine ve ailelerin kendi topraklarında kiracı ya da yabancı durumuna düşmesine neden olmaktadır. Meclis gündemine gelen bu konunun yasalaşması, Anadolu’nun sosyal dokusunu korumak adına hayati önem taşımaktadır.
Bolu Bilge Haber / Analiz
