Bolu’nun en kadim topraklarından biri olan Dörtdivan, bugün ne yazık ki hak ettiği gelişmişlik seviyesinden çok uzakta, adeta bir “arabesk dramı” yaşıyor. Yıllardır süregelen ihmal edilmişliği, yatırımsızlığı ve yerinde sayan çehresini görünce, insanın aklına Bergen’in o ciğerden gelen feryadı düşüyor. Ama bu kez feryat sadece bir sitem değil, Dörtdivan seçmenine tutulan bir ayna: “Hatayı günahı kendinde ara.”
Sadakatimiz Siyasi Bir Prangaya mı Dönüştü?
Dörtdivan, her seçimde sandıkları bir partiye emanet ederken, aslında geleceğini de oylarıyla birlikte teslim etti. Rekorlar kırıldı, “kaleler” fethedildi ancak bu rekorların karşılığı koca bir sessizlik oldu. Bizler sandık başında sadakatimizi kanıtlarken, hizmet masasında maalesef “çantada keklik” olarak görüldük.
Siyasi tercihlerimiz öyle bir noktaya geldi ki, sorgulamadan verilen her oy, Dörtdivan’ın geri kalmışlığına vurulan bir kilit oldu. Bergen, “Seni bu hallere düşüren sensin” derken tam olarak bundan bahsediyordu; karşılığını alamadığın bir yere körü körüne bağlanmak, aslında kendi mahkumiyetini imzalamaktır.
Eleştirmeyen Halkın Makus Talihi: Alkış Sesleri Arasında Kaybolan Hizmet
Dörtdivanlı hemşehrilerimiz olarak bizler, bir şeylerin ters gittiğini görsek de sesimizi çıkarmak yerine alkışlamayı seçtik. İlçemiz kan kaybederken, gençlerimiz iş için göç yollarına düşerken bizler sadece “vardır bir bildikleri” dedik. Oysa bir ilçenin kalkınması için seçilenlerin değil, seçenlerin sesinin gür çıkması gerekir.
Körü körüne alkış tutmak, yapılan yanlışlara veya yapılmayan hizmetlere ortak olmaktır. Bergen’in o acı dolu sesiyle yüzümüze çarptığı gerçek çok nettir: “Suçun başkasında olduğunu sanma.” Eğer yollarımız hala tozluysa, sanayimiz gelişmiyorsa ve sosyal alanlarımız kısıtlıysa; bunu başkasından değil, sorgulamaktan korkan kendimizden bilmeliyiz.
Sonuç: Dörtdivan İçin “Son Pişmanlık” Olmadan
Dörtdivan’ın kaderi bir Bergen şarkısı gibi hüzünlü bitmek zorunda değil. Değişim, o alkış tutan ellerin hesap sormaya başlamasıyla mümkün olacak. Rekor oyların karşılığını istemek bir hak, bu hakkı vermeyenlere sessiz kalmak ise ilçemizin geleceğine ihanettir.
Artık duygularla değil, mantıkla ve hizmet talebiyle hareket etme vaktidir. Aksi takdirde, her geç kalan hizmette o meşhur dize kulaklarımızda çınlayacak:
“Boşuna başkasını suçlama, hatayı günahı kendinde ara...”
Bolu Bilge Haber / Analiz
