Bolu’nun doğusunda, kadim bir tarihin üzerinde yükselen Dörtdivan, bugün ne yazık ki kendi topraklarında “ev hapsine” mahkum edilmiş durumda. “Tarımsal sit alanı” adı altında servis edilen Büyük Ova Projesi, kağıt üzerinde çevreci bir maske taksa da, gerçekte Dörtdivan’ın kalkınma hamlesinin önüne çekilmiş çelik bir settir.
Bolu Bilge Haber olarak açıkça ifade ediyoruz: Bu proje, Dörtdivan’ı korumuyor; aksine ilçeyi insansızlaştırarak bir hayalet kente dönüştürüyor!
Koruma Değil, Cezalandırma!
Dörtdivan ve Gerede hattında binlerce hektarı kapsayan bu yasakçı zihniyet, ilçenin elini kolunu bağlamıştır. Çivi çakmanın dahi suç sayıldığı, en basit mandıranın veya tarımsal deponun bile bürokratik engellere takıldığı bir düzende gelişimden bahsetmek hayalperestliktir. Dörtdivan halkı, kendi atasından kalan toprağında “kiracı” konumuna düşürülmüştür.
Ekonomik İdam Fermanı
Sanayi alanı açamayan, konut projesi üretemeyen, yatırımcıya “yer yok” demek zorunda kalan bir ilçenin akıbeti bellidir: Göç!
- Gençlerimiz işsizlikten dolayı büyükşehirlere kaçarken,
- Sermaye sahipleri yatırımını komşu ilçelere kaydırırken,
- İnşaat sektörü durma noktasına gelmişken,
“Orayı ekiyoruz, burayı biçiyoruz” tesellisi karın doyurmamaktadır. Modern tarım için bile tesisleşme gerekirken, Büyük Ova kararı bu tesisleşmenin dahi önünü tıkamaktadır.
Çifte Standart ve Mağduriyet
Bolu’nun diğer bölgelerinde sanayi ve turizm yatırımları hızla yükselirken, Dörtdivan’ın “tarım” bahanesiyle bir fanusun içine hapsedilmesi kabul edilemez. Bu karar, bölgenin gerçeklerinden kopuk, Ankara’daki masabaşı planlamaların bir ürünüdür. Toprağın verimliliği bahane edilerek ilçenin istikbali feda edilmektedir. Eğer toprak bu kadar kıymetliyse, neden Dörtdivanlı çiftçiye verilen destekler bu “yasağın” ağırlığı altında ezilmektedir?
Tek Çözüm: Kayıtsız Şartsız İptal!
Yarım yamalak revizyonlar veya sınır kaydırmalar artık Dörtdivan’ın yarasını sarmaya yetmez. Büyük Ova kararı, Dörtdivan için miadını doldurmuş bir prangadır.
- İlçenin sanayileşmesinin önü açılmalı,
- Yeni imar alanları ile konut sorunu çözülmeli,
- Yatırımcının önündeki “sit alanı” barikatı yıkılmalıdır.
Sonuç olarak
Dörtdivan’ın geleceği, birkaç bürokratın imzasındaki koruma sınırlarına sığmayacak kadar büyüktür. İlçenin boğazındaki bu düğüm çözülmediği sürece, Dörtdivan Bolu’nun en geri kalmış köşesi olmaya mahkum edilecektir. Dörtdivan halkı müze bekçiliği değil, kalkınmış bir ilçede insanca yaşamak istiyor!
Bolu Bilge Haber / Analiz
